MAZİYE BİR BAKIVERİN


GÜNÜN SÖZÜ: Büyük ve tarihi olayları ancak büyük uluslar yaşayabilir.( Mustafa Kemal ATATÜRK)

3 eylül Emet’imizin kurtuluş günüdür. Ecdadımızın şanlı mücadelesini kaç kişi biliyor? Bilmedikleri için bu gurur günümüzü kıytırık konserle geçiştiriyoruz. Geçmiş yıllardaki kutlamaları anımsayınca üzülüyorum.Bir gün önceden tüm işyerlerine ve evlere bayraklar asılır. Mevlut okutulur. Bayram günü tüm misafirler için kazanlar dolusu yemek pişirilirdi. O yıllarda meydanlarda işgal altındaki hükümet konağının yerel milislerimizce kurtarılması ve binaya şanlı bayrağımızın çekilmesi, günün anısını içeren konuşmalar ve şiirlerin okunması, seymenlerin ve askeri bandoların geçiş törenleri, uçaklarımızın semalardaki gösterileri, güreş müsabakaları akşam fener alayları, konserler. Artı Bor ve kaplıca festivalleri ve çeşitli etkinliklerle bir hafta dolu, dolu olurdu.

Anadolu’nun işgal yıllarında Emet’in yeri çok önemlidir. İlk ferdi direnişi İzmir’li meslektaşımız Hasan Tahsin göstermiş ve şehit edilmiştir. O yıllarda Yunan’lıların işgaline ve ahlaksız isteklerine boyun eğmeyerek toplu direniş gösteren ilk yerleşim yeridir. Bu olaylar tarihte ve genel kurmay harp tarihi kitaplarının 2 nci cildinde yer almaktadır.

İşte bu nedenle yıllarca atalarımız bu gurur günümüzün anlam ve kıymetini bilerek kutlamışlar ve bizlere milli ve dini duyguları aşılamışlardı. Ya şimdi son yıllarda böyle kutlama ve etkinlikler unutuldu. Yeni nesillere atalarımızın destan yazan kahramanlıkları öğretilmedi. Kutlama programlarında Atatürk anıtına çelenk konulması, saygı duruşu ve istiklal marşımız dahi okunmaz ve söylenmez oldu. Gavur İzmir de her milli bayramlarımızda tüm binalara bayrak asılırken bizde ise ne 30 ağustos Zafer Bayramında nede 3 eylül kurtuluş günümüzde Gaziemet’imiz de doğru dürüst bayrak asanda olmadı. Bu çok üzücü.

O YILLARIN KRONOLOJİSİ

Emet ilçemiz 14.8.1921 de Yunanlılar tarafından işgal edilmiştir. İşgale karşı direnen Değirmisaz halkı 19.4.1922 de tarihe damgasını vuran Değirmisaz olayı oldu. Birçok evlatlarının şehit olması pahasına.

24.4.1922 tarihinde Yunan işgalini kabullenmeyen Emet’liler onların ahlak dışı isteklerine karşı hükümet konağı binasına baskın yaparak binayı yakmış ve Yunanlıları öldürerek tarihe işgalcilere karşı ilk toplu mukavemette bulunan ilçe oldu. Bunun intikamını almak için bir Yunan taburunun ilçeye gelmekte olduğunu öğrenen Emet liler 26.4.1922 de Cevizderesinde pusu kurdular.

Tarih 27.4.1922 Yunan taburu Cevizderesin de imha edildi.

Tarih 24.5.1922 Çevre ilçelerden takviyeli Yunan birliği Emet ilçesine gelerek ilçedeki tüm evleri yaktı. Kadın ve çocuklar Eğrigöz dağındaki ormanlı alana sığındı.

Bunlarını bilmeyenler size sesleniyorum. Maziye bir bakıverin daha neler öğreneceksiniz.

Yıllarca atalarımızın o kahramanlıkları son yıllarda adeta unutuldu. Bu geçmişimize ve atalarımıza ihanettir. Şimdi onların kemikleri sızlıyor.

HAFTANIN ÖZETİ

AKP de ilçe başkanlığında sona yaklaşılıyor. Dün partide partililerin katılımı ile bir temayül yoklaması yapıldı. Sonuç önümüzdeki günlerde açıklanacak. AKP Emet ilçe başkanı kim olacaksa şimdiden hayırlı olsun.

Emetevi ilçemizin tanıtımında hayli başarılı oluyor. Tesisteki yöresel yemeklerin ustası hamaratlı bayan kardeşimiz Vasfiye Uçak’ın yemekleri herkesin beğenisi kazanıyor. Tesis sahibi sayın Mustafa Uçak bir ilke daha imza atmaya hazırlanıyor. Emet’li bayanların el emeği göz nuru dökerek hazırladıkları tarihi giysileri ve yöresel tarhana ve buna benzer ürünleri

üretecek bayanları bu tesiste teşhir ve satmalarına katkıda bulunmak için çalışıyor. Bu takdire şayan olay. Şimdiden bayan ve bay Uçak’lara başarılar diliyorum. İyi ki sizler varsınız.

MYO okulunda öğrenci sayısı bu sene hayli azalıyormuş. Rivayetlere göre üç bölümde kapanacakmış. Bu devamlı kayıplar sonucu ufalan Emet’e büyük darbedir. Hani bazıları KYK öğrenci yurdu, gençlik merkezi yapacaktı. Ne oldu sesleri sedaları kesildi. Yoksa sözlerini mi unuttular. Benden hatırlatması.

Yeşil Emet çöplü Emet mi oluyor. Birçok hemşerimiz ve bazı termal gelen misafirlerimiz çöplerden yakınıyor. Kapakları kırık, çöplerin yerlere saçılmasından ve kötü kokulardan devamlı şikayetler var. Konteynerler yenilenemiyorsa ki mutlaka yenilenmeli kapakları olmadan kokular önlenmez. Hiç olmazsa bunları ilgili şirket niye yıkamıyor. Buna kim yanıt verecekse yanıtını bekliyoruz. Yoksa bir salgın hastalık kapımızı çalıyor.

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
13Şub

Gazi Emet Sizin Sesinizdir

20Oca

Arzuhaller Var!

06Oca

Kent Konseyi Kurulmalıdır

23Ara

İşin Şakası Yok Artık

10Ara

İt Dalaşı!