İğdeköy Covid-19 İle Arsenik Arasına Sıkıştı Kaldı! - Ercan Kolku

İğdeköy Covid-19 İle Arsenik Arasına Sıkıştı Kaldı!


İlçemizie bağlı İğdeköy gazetemiz kadar sık sık genel basınada su sorunu ile çıkan köylerimizin başında gelir.
2013 yılında İlçede mevcut su kaynaklarında  tehlike sınırı litrede 10 mikrogram olan arsenik miktarının, içme suyu şebekesinde 65,5 mikrogram, sokak çeşmelerinde ise 400 mikrogramdan fazla çıkması nedeniyle bu suların kullanımı yasaklanmıştı.
    Ev sularına içilemez, çeşme sularına ise “İçe suyu olarak kullanılamaz” levhaları asılan köyde yeni sukaynağı için bir çalışma yürütülmüştü.
    Dönemin ilçe  Kaymakamı Zeki Arslan,Belediye başkanı Cemal Öztürk,dönemin İğdeköy muhtarlığı, köy ihtiyar heyetinin ortak imzaladıkları protokolle köye ….. 5km lik hat döşendi. Muhtarlıkta evlere saat takarak tahsil edecek, belediyeye kullanım ücretini yatıracaktı.
    Kköy muhtarlığı için ortka kullanım tek saat koyup, muhtarlıktan su ücretini tahsil ediyordu.Muhtatlıkta evlere saat takarak tahsilat yapıyordu...
    Ediyor ama, köy yerinde  para toplamada sıkça sorunlarda yaşanırken, 5 km lik hatta beliren arızalar, ve dahi haber verilmemesi gibi patlaktan sızan sular  sebeblerle su sarfiyatı artıkça,faturalarıda ödemek mümkün olmuyor.
    Özellikle yaz aylarında bahçe sulamalarda şebeke suyu kullanınca köyde su faturası sıkıntısı hiç bitmedi. Daha önce Eme tkaymakamlığınca ödenen su borçalrı sonrası köye su veirlmeye devam edilirken, şimdi 40 bini bulan su  borcu nedeniyle Emet belediyesi 2019 yılında suyu  gene kesmek zorunda kaldı.
    Belediye su kesmezse, belediyeye gelen müfettişler ve dahi sayıştaş bu defa faturayı belediyeye kesiyor. Neden tahsil etmiyorsun? Veya neden  tahsil edemiyorsan ,kesmiyorsun? Kanun böyle diyor…
    Protokol l gereği köye verilen su icralık olup, kesilince, diğer suda arsenikli olunca, İğdeköyde heleki şu covid-19 tehdidinin olduğu günlerde SUSUZ YAZ’lar köylüyü perişan ediyor.
    ÇÖZÜMÜN 2 YOLU VAR

    Öncelikle mevcut  köy tüzel kişiliğie ait su borcu, belediyenin borç silme yetkisi olmadığı için,İlçe kaymakamlığı vasıtası ile kapatılarak, tekrar köye acil su verilecek. Bu konuda İl genel meclisi üyelerimiz İsmail Elmacı ve Halil Mallı devreye girmeliler.
    Yukarıda geçici çözümün hemen ardından , İğdeköyde her eve kartlı sayaç takılıp, herkes kullanabileceği kadar suyu belediyeden alarak  genel su kesintisinin önüne geçilebilinir.
    Burada belediyenin elini rahatlatmak ve sürekli 5 km’lik hatta bakım,onarım tamir yapılabilmesinin yolunu açmak için,İğdeköy muhtarlığı ve ihtiyar heyetinin  belediyeye vereceği bir dilekçe yeterli.
    Verilen dilekçe ile İğdeköy Emet mücavir alan içerisine alınırsa, belediye’nin eli rahatlar. Muhtarlık çöp vb. çevre olayları için muhtarlık olarak çözüm üreteceğini belirtirse, su faturalarında çevre temizlik , atık vb olmayacağından, köy halkı daha  ucuz su tüketebilir.
    Yada idarecilerimiz bir araya gelerek başka bir çözümde üretebilirler. Ama burda önemli olan durumun aciliyetidir. İğdeköy halkımızın  covid-19 salgınından korunmak için sürekli akan suya,  coronadan kaçarken arsenikten zehirlenmemek içinse  sürekli akan sağlıklı içme suyuna  ihityacı vardır.
Malumunuz tüm dünyayı tehdit eden salgınla mücadelede bulaş riski ile mücadele için Kütahya Valiliği,Emet Kaymakamlığı, Emet belediyesi, sağlık kurumlarımız var gücüyle çalışıyorlar. 
    Şimdi böylesi bir riskli dönemde, İğdeköyde hala kanuna takılan ve, bir dilekçe ile mücavir alan içerisine alınıp çözülebilinecek konular için köydeki vatandaşlarımızın ve dahi bölgenin sağlığını tehlikeye atmanın mantığı var mı?


BU İŞ BÖYLE OLMAZ, NASIL OLUR?

 Maske tak, mesafeyi koru!...Neden?
Maskenin bu virüs’ü durduramayacağını afedersiniz “eşek” gibi biliyoruz.
Ve hatta profesyonel olarak kullanılmadığında bırakın korumayı, bu maskelerin virüs biriktirme ve üreme merkezleri olduğunu, hastalığı basit bir şekilde atlatacak insanları yoğun bakımlara sürükleyeceğini ve hatta öldüreceğini de “eşek” gibi biliyoruz.
Sosyal mesafeymiş.Şu halinize bir bakın.Kimi bir metre ,diğeri bir buçuk metre üzerinden kurallar kanunlar çıkartıyor.İnsanlar sosyal mesafe üzerinden  birbirini yargılıyor.Çatışıyor.Oysa öyle bir mesafe yok.
Defalarca ispatlandığı gibi “sosyal mesafe”  Covid-19 için geçerli bir kural değil.
1930 yılında ilkel koşullarda Tüberküloz (verem-ince hastalık) için ortaya atılmış bir teori sadece sosyal mesafe…Verem salgını mı yaşıyoruz?
Peki o zaman “yönetici sınıf” olarak ne yapacaksınız?
Toplum sağlığını gözeteceksiniz.Toplumun bağışıklık sistemini güçlendireceksiniz.Nasıl olacak o iş?Oldukça basit:
Etin kilosunu on lira yapacaksın,Limonun kilosunu elli kuruş yapacaksın,Taze sebze ve meyva’yı subvanse edeceksin.Bedava yumurta ve süt ürünleri dağıtacaksın.
Madem tüberküloz için biçilen sosyal mesafeyi kıstas alıyorsun.Tüberküloz ile mücadelenin vazgeçilmez iki kuralını uygulayacaksın.
Halkın bağışıklık sistemini güçlendirecek beslenme tedbiri alacaksın,Halkın ucuz veya ücretsiz protein ve doğal vitamin, minerale ulaşmasını sağlayacaksın.
Halkın moralini yüksek tutacaksın. Stres yaratmayacaksın.Haftanın yedi günü yirmidört saat halka dehşet veren, korkutan, sindiren, paranoya ve histeri yaratan insanları ekranlardan uzak tutacaksın.
Bu kadar basit. /Dr.B.Bilge
Sayın doktor Bilge, yazılanıza aynen imzamızı atarız…
    
    
 

ercankolku@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

Yorumlar / 1

  • Ahmet Yılmaz | 18 Temmuz 2020 19:20

    Ercan bey ellerinize saglik çok güzel özetlemiş siniz dilerim yetkili olanlar bir araya gelirlerde bir çözüm yolu bulunur köyün bir ferdi olarak ben üzerime düşeni yapma sözünü veriyorum teşekkür ediyorum gazetenize şahsiniza

YAZARIN SON 5 YAZISI