Kanla Alınan Han,Şimdi Parayla Alınabilir mi?


Düşündüm de…
Hakikaten bedava yaşıyoruz… Öyle, böyle değil ! Bayağı bir bedava ! 
    Sen doktor olacaksın, Dağlarında eşkıyaların, şehirlerinde satılmışların bolca bulunduğu bir ülkede, hem de işgal altındayken, Vatan diyeceksin, bayrak diyeceksin… 
    Düşündüm de…
2 km yol yaptı diye sokaklarda salak salak “Bu memleket seninle gurur duyuyor” diye lehinde bağırılan maaşlı senin vekilini kahraman ilan edeceksin de; Dağından eşkıyanı kovan, yetmedi, bu insanlara memleket sevdasını aşılayan, mücadeleye sokan insanları bile hatırlamayacaksın.
    Ve yine düşündüm de…
Tüm hayatını memleketine ve memleketin insanını için inandıkları liderleri için feda edecek, bu liderle beraber geleceğini kurtaracaksın da; yıllar yıllar sonra seni bataktan kurtaran liderine salak salak haddini aşan eleştirilerde bulunacaksın.
    Kimsin kardeşim sen ? Nesin? Cürmün ne ? Kendini ne sanıyorsun ?
Dünlerinde Mustafa Kemal olmasa kimsin sen ?
Yaşadığın ilçende milli mücadele ateşini yakan aydınların, Dr. Fazılların olmasa nesin sen ?
    Onlar “vatan” dedi, “bayrak” dedi, “millet” dedi, “din” dedi, “devlet” dedi !
Sen ne diyorsun ? İş aş, ihale, inisiyatif ?
Hem de bunları “Allah” diyerek, “Kitap” diyerek, Peygamber’i alet ederek elde ediyorsun. Sen busun işte. Farkın bu… Kuru laflar, klavye delikanlısı hoş sözleri pay-laşımlardan öte kahramanlıkların yok senin.
    Emet Belediyesi ve Emet Kaymakamlığımızın Han’ımızı değerlendirmek adına projeleri olduğunu duyup,sevinerek, düşündüm de;
“Şimdi benim gezdiğim Mehlemönü’nde yabancı askerlerinin gezindiği ortamlarda, yapılan gerçek ADAMLIKLARI hatırladım. Kanla aldığım vatanımda parayla geri alamadığım Karargahım Han’ı düşündüm… Ve ardından gelen han’ı yağmaları…”
    Ve derin derin düşündüm de…
    Kim ne derse desin… Kaymakamlık ve belediyemiz tarihi han’ımızı,milli mücadele sembolü karargahımızı mutlaka  halkın ortak kullanımına kazandırmalı.Ve bu proje desteklenmeli… Eskişehir Atlı han misali restore edilerek yaşayan tarih haline getirilmeli…
Herşeye maydanoz,olurmuymuş,ne gerek varmış,boşverin daha önemli şeyler var diyen boş çene simsarlarını gördükçe düşündümde…
Neyse boş verin şimdi…
Öfkeliyim, kendini birçok önemli sanandan çok daha öte önemlerim olsa da önemsizim.
Yazmayacak, düşünmeye devam edeceğim…İlk yazı 2012/ Güncelleme 10 01.2020

ARŞİV… ARŞİV VE FOTOKOPİ!
    Gazetemiz için arşivimizde o kadar çok ele alınacak konu var ki… Yazmış, yazmış, dosyaya koymuşuz. Hatta dosyalar belgeler yetmemiş, vitrinlere doldurmuşuz. 
Haliyle bizim İçişleri Bakanı!! lüzumsuzları atmamızı istiyor. Ama daha değerlendiremedik ki neden atacağız ?
    Hal böyle olunca eski Başbakanlardan Yıldırım AKBULUT’a atfedilen bir fıkra aklımıza geldi.
    Yıldırım Akbulut DSİ’de Müdürken arşivden sorumlu memur yanına gelmiş;
-”Efendim arşivde bir dosya koyacak yerimiz kalmadı. Ne yapmamızı önerirsiniz ?”
Sayın Yıldırım Akbulut da cevap vermiş:
-“Tüm dosyalardan birer fotokopi çekin diğerlerini imha edin…“
    Biz de mi birer fotokopi alıp, imha etsek ?
Bizlerin arşivi de gazete. Yazıldı mı, iş biter !
Çünkü yerel gazeteler, ilçelerin resmi arşivleridir… Yazılanları atmayıp,poşetle arşivlerimize, yani yer evlere kaldırmak lazım…

“KAKMİŞSAN,
KOMONİSTLİK YAPİSEN..!”
    Sosyal medyada intihar eden üniversiteli  genç kızımız Sibel’in ölümü  hepimizi üzdü. Ailesi bir gün başka diğer gün başka konuştu.
Herneysede,algımıydı,gerçekmiydi tartışmasından öte bir durum  var.
Hani Che Guevara’nın dediği “Aç insanların karnını doyurduğum zaman bana kahraman diyorlar. Bunların neden aç olduğunu sorduğum zaman ise; bana komünist diyorlar.”sözü gibi durumlar var…
Kızımız  üzerinden komünistlik yapılıyormuş, Cep telefonunu satıp karnını doyursaymış vs … Körolası önyargılar, öğrenci, işçi, emekli memur ve dair ülkem insanı için daha iyisini daha güzelini istemek  ne zamandan beri komünistlik olduysa!!!
Güzel bir hafta sonuna doğru isterseniz köşemizi yaşanmış bir öğrenci olayı ile noktalayalım. Önyargısız, hayatı ve insanı kucaklayan huzur dolu günler dileklerimle, iyi haftalar.
    *    *    *    *    *    *    *    *    *    *
    Öğrenci olaylarının yaşandığı günler… Polis, Diyarbakır’da bir öğrenci evini basmış, bir sürü kitap toplamış, öğrenciler bir köşede sinmiş oturuyor, ama öyle pek de tehlikeli bir şey yok bulunanlar arasında. Çocukları asıl endişelendiren, arkalarındaki duvarda asılı komünizmin babası Karl Marx resmi. Bir ara, polislerden biri sormuş;
-“Ula bu kimin resmidir ?”
Hah, demiş çocuk içinden, şimdi ..ıçtık...
-“Dedemin resmi abi...”
Polis sinirle dişlerini sıkmış, öğrencinin ensesine bir şaplak atmış:
-“Ula utanmisan, a pezev..., bele nur yüzlü, bele ak sakallı bir deden vardır, kakmişsan komonistlik yapisen...”
 

ercankolku@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
26May
09May

HEYMAN VE KORONA TEDBİRLERİ

01May

KORONA GÜNLERİ 15-19

03Nis

KORONA YAZILARI 12-14

01Nis

KORONA NOTLARI 9-11