Yaşadığın Yeri Cennet Yapamıyorsan...


Bursa ‘da faaliyet gösteren Kütahya İlinden Yeti-şenler Derneği, Kütahya ve İlçelerini tanıtan bir dergi hazırlıyor. Bu dergi için ilçemize de 2 sayfa ayırdıklarını belirte-rek bir makale yazmamı ve resimlerle desteklememi istediler. Bizler de görevimizi yerine getirdik.
Makale yazarken “Bir insan neden memleketini sever ?” repliğinden giriş yaparak Emet’i anlatmaya çalıştık. Dününü, bugününü, yarınını…
Makaleyi yazarken düşündüm de 30 seneye yaklaşan yazı hayatımızda yapılanlara dair tarihe kayıt düşerken, ya-pılması istenenlerin de notlarını düştük. Zaman içinde talep-ler değişim gösterse de, değişmeyen veya değiştirilemeyen şeyler hakkında da elbette eleştirilerimiz olmuştu.
Kamuoyunda her zaman karıştırıldığı üzere basının bir sorunun çözüm mercii değil, sorunun ilgili makamlara iletilmesinde aracı olduğunun bilinciyle kamusal görevimizi yürütmeye çalıştık, çalışıyoruz da. Örneğin basit bir mahalle meselesini dile getirip çözümüne katkı sağladıktan aylar sonra başka bir sorunla karşılaşınca “Bunları neden yazmıyorsunuz ?“ gibi komik sorulara da muhatap olmuşuzdur. 
Bu düşüncedeki insanlar için sanki, bizler yazmadığımız için bazı şeyler bozuk gitmektedir ! 
Hoş, gazete yayın ilkemiz olarak şahıslarla ilgili özel haber yapmadığımızdan toplumu ilgilendiren kısmında eleştirilerimiz her zaman olmuştur, bundan sonra da olacaktır.
Dergi için yazımızı yazarken Emet’i neden sevdiğimiz üzerine düşündük.
Sahi, şahsım adına Emet doğumlu olmasam da, bu memleket sevdası nereden geliyordu ? Üstelik, ciddi anlamda yıllarca zarar görmeme rağmen ne Emet sevdamızdan, ne de “Emet’in Cennet olması ülkümüzden” vazgeçmedik.
Yaşadığımız yerin cennete dönüşmesi için mücadele ettik. Çünkü bizler yaşadıkları yeri cennet yapmak için uğraşmayanların, gittikleri her yeri cehenneme çevireceklerine inananlardandık. Hiç bir şeye karışmayan, halk arasındaki tabirle bir şeylerin ucundan tutmayıp, sürekli balkondan izleyenlerle beraber bir şeyler yapabilmek oldukça zordu.
O sebeple, yapanlar kim olursa olsun bu ilçenin zehirli suyu değiştiğinde de, Dispanseri Hastaneye dönüştüğünde de, doğalgaz geldiğinde de, Termal Tesisler yapıldığında da, Otel yapıldığında da emeği geçenlere teşekkür etmeyi yağcılık görmedik.
Yaptığımız meslek gereği doğrusu da buydu. Bizler gazeteci olarak muhaliftik, siyasi olarak değil. Siyaseten herkesin farklı düşünceleri olacağı aşikâr. Biz yerel siyasette daima lokal milliyetçiliği savunduk. 
O sebeple EMET’in hatalarından yakınanların, ama hiçbir şey yapmadığı halde sadece çeneyle bunu yapanların samimiyetinden şüphe duyuyoruz. Yıllarca ilçe için ama dernek, ama parti, ama memur, ama işçi olarak hizmet vermek dışında “Bana dokunmayan yılancılar”dan nefret ettik. Bazen cehenneme dönüveren ilçede bu durumu cehennemliklerin çokluğundan bildik !
“Yaşadığınız yerin nesini seviyorsunuz ?” sorusu yanlıştır. “Yaşadığınız yerin cennet olması için neler yapıyorsunuz ?” sorusunun sorulması gerekmektedir. Çünkü, yaşadığı yeri cennet yapama-yanların gideceği her yer Cehenneme dönüşecektir.
 

ercankolku@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
04Tem

Ne Coronaymış Kardeşim!

26Haz
24Haz
19Haz
15Haz