Doğal Olan İnsanın Özüne Hizmet Eder


Kapıda araban var ama binemiyorsun. Cebinde paran var ama harcayamıyorsun. Gayri menkulün var ama kirasını alamıyorsun. Dükkanında dolu malın var ama satamıyorsun. Şimdi anladın mı? Neden “Mülk Allah’ındır?” O istemezse sahip olduğun hiçbir şeye elini süremezsin. Yazısını okuduğum zaman durdum ve nasıl da bu dünyadan sanki hiç gitmeyecekmişiz gibi yaşıyoruz diye düşündüm.

Dünya ahiretin tarlası elbette çalışacak, kazanacak, gezip tozacağız. Ama yaşarken öleceğimizi bilerek yaşamak bize bencil olmamayı, paylaşmayı da öğretir. Paylaşmayı, bol sadaka vermeyi ihmal etmeyelim.

Olanda hayır vardır der eskiler. Bir süredir virüs illeti ile mücadele ediyoruz. Kısa zamanda biteceğe de benzemiyor, bitse de başka bir virüs çeşidinin yayılmaması içten bile değil.
Emet’te ne kadar hissediliyor bilmiyorum çok şükür vakanın olmaması da rahatlığa sevk ediyor olabilir ama rahat olmamak tedbiri elden bırakmamak lazım. 

İstanbul’da günde 7.5 milyon insan toplu taşıma araçlarını kullanırken bu sayı 750 binlere düştü. Caddeler boş, sokaklarda dışarıya çıkmaya mecbur kişiler var sadece. Onun dışında herkes evinde.
Yeni bir döneme giriyoruz. Okulda tarih kitaplarını okurken, Sanayi Devrimi, Makineleşme, insan gücünün yerini makinelerin alması, üretimin artması konularını hepimiz okuduk.

Biz bir tarihe tanıklık ediyoruz. 2020 yılı Dijital dönüşüm yılı ve bundan sonra bir çok şey yeniden yazılacak. Hayatımıza yeni kavramlar, yeni uygulamalar girecek. Hayatımız, “Dijital bir Hayata” dönüşecek. Ticaret evrilecek internet üzerinden yapılan işler değerini 100 kat belki 1 milyon kat arttıracak.

Yazılarımı yazarken girişimciliğe ve ticari konulara bağlamaya özen gösteriyorum. Yerel bölgelerde bundan sonra en çok tarıma ihtiyaç duyulacak. Toprak kıymetlenecek. Topraktan elde edilen mahsul çok değerli hale gelecek.

Bu sebeple bugünden katma değeri yüksek olacak işlere yatırım yapmayı planlamak gerekir. Yeni dönemde ata tohumu diye adlandırılan ürünlerden elde edilen mahsuller çok değerli olacak. Çünkü dünyada savaşlar bundan sonra “biyolojik” olacak. Biyolojik olan bu virüslere ise bağışıklık sistemi düşük insanlar yenik düşecek.

Hasta olmamak için bağışıklık sistemimizi güçlendirecek besinler tüketmemiz gerekecek. Bu besinler ise genetiği ile oynanmamış yani GDO’suz tohumlardan üretilen mahsuller ile mümkün olacak.

Buradan şöyle bir teklifte bulunmuş olayım. Emet’in en önemli girişimcilerinden aynı zamanda Emet Esnaf Odası Başkanı Abdullah Ünal Bey’in öncülüğünde bir girişimci grup ile “ATA TOHUMU ÜRETİM MERKEZİ” kurulsun genetiği bozulmamış tohumlar üreterek Türkiye ve dünyaya tohum satışı yapılsın. 

Son olarak küçük bir bilgiyle bu haftaki yazımı sonlandırayım, 2003 yılında ABD Demokrasi getirme bahanesi ile Irak’ı ele geçirdiği zaman Bağdat’ta ilk iş olarak Irak altınlarının olduğu darphaneye değil, genetiği bozulmamış tohumların olduğu yere gitti. O tohumları ülkeden çıkardı. Son olarak internete Norveç Tohum Bankası yazıp biraz araştırın daha neler diyeceğinizden eminim.
Şimdilik bu kadar, kalın Sağlıcakla..

mhamamci@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
26Haz

Kardeşinin Katili Olma!

05Haz
27Nis
17Nis
05Nis

Sadaka Belayı Defeder