ATATÜRK’Ü ANLAYAMAYANLARA 15 TEMMUZ DERS OLMALI


            15 Temmuz gecesinin tek cümleyle özeti budur…
Halk, omuz omuzaydı..
Partiler, omuz omuzaydı..
Siyasetçiler, omuz omuzaydı.

Sivil toplum kuruluşları, omuz omuzaydı..
Medya, omuz omuzaydı..
Demokrasiye inanan asker, omuz omuzaydı..
Demokrasiden başka rejim yok diyen polis, omuz omuzaydı…

Ve öylede kalmalı…

Hiçbir siyasi parti, hiçbir kesim  tek başına bu geceyi sahiplenemez. Sahiplenirse de bugün olmazsa da bir gün mutlaka içi boşalır.

 

Ha bu gecende sonra ohalin uzaması,siyasi temizlikte geç kalınması, yargıda yaşanan aksaklıklar vs tartışılabilir. Tartışılmasında da Türk halkı lehine gelişme sağlanması adına fayda da vardır…

Ayrıca, Feto davalarında iktidar partisinin en üst düzeyinde  feto tasfiyesi başlamadığı müddetçe insanların kafasında soru işareti kalmaya devam edecektir.Toplumun her kademesinde ,en alttaki vatandaştan,üst düzey bürokrat,asker,hemşire, polis, hatta muhalefet siyasetçileri! Olupta, 1 iktidar partili üst kademe olmayacak olması mümkün değildir.

Mücadelenin samimiyeti adına,bunu halka gösterir, dokunulmaz denilen iktidar mensubu üst kademelere dokunulursa,dokunmada seçicilik! ( Yok o algıda seçicilikti!!!) yapılmadığı izah edilebilir.

Önemli bir notta;Yıllarca feto gibi cemaatlere şiddetle karşı çıkan silahlı kuvvetlerin,yine siyasi kararlarla,üst rütbelerine yükselen askerlerine bakılarak bu zafer Silahlı kuvvetlerine karşı kazanılmış bir zafer gibi lanse edilemez…

Yılların yetişmiş ve zeki beyinlerinin pelsilvanyadan gelen bir emirle tamamen robota dönüşmesi karşısında Atatürk ilkelerinden  Laikliğin ne derece önemli olduğunu inşallah idrak etmişizdir. Yoksa  bu işe girdinmi ,nur yanında bunun sütçüsü var,yoğurtçusu var kaymakçısı var…Var oğlu Var.

 

Allah devletimize ve ordumuza zeval vermesin…

15 Temmuzda vatansızların hain girişimini def etmiş Türk halkı, devamlı uyanık olarak partiler üstü millet bilincinde Atatürk Milliyetçiliğin de birleşerek önüne bakmalıdır.

 

Çünkü  Atatürk;

Sadece “bağımsızlığı tümüyle tehlikeye düşmüş Türk Ulusunu ve yurdunu emperyalist güçlerin işgalinden kurtaran bir büyük asker “değildir.

O, bunun çok daha ötesinde, örneğin siyasal, kültürel ve ekonomik alanlar başta olmak üzere, her alanda bağımsızlığımızı yok edici ya da kısıtlayıcı olumsuz bağları koparan;

Ulusal egemenliği gerçekleştirerek Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran ;

Kişisel inançlara dokunmayarak, toplumumuzu Ortaçağ zihniyetinden kaynaklanan “nakil”e dayalı kurum ve kurallardan kurtarıp, sürekli biçimde çağdaş ve uygar bir ulus olmanın ve böyle kalmanın yollarını gösteren , “akıl”a dayalı lâik düşünce, lâik hukuk ve lâik öğretim sistemlerini toplum yaşamında egemen kılan;

Tüm özgürlüklerin ve insan haklarının sosyal Hukuk Devletinin ve çoğulcu demokrasinin yolunu açan;

Yüzyıllarca ikinci sınıf insan durumuna düşürülmüş Türk kadınını gerçek yerine yükseltip, eşit haklara ve eşit onura sahip insan ve yurttaş yaparak ,yapay eşitsizlikleri kaldıran;

İçten ve dıştan kaynaklanan her tür sömürüye karşı çıkarak, halkın yalnız siyasal değil, ekonomik ve sosyal alanda da gerçek efendi durumuna gelmesini amacı sayan;

Ulusal ekonominin girişimcilerin keyfine, yalnız kâr ve rekabet mekanizmasına göre başıboş biçimde işlemesine değil, toplumun ve tüm yurttaşların gereksinimlerini karşılayacak biçimde devlet tarafından yönlendirilmesini ilke olarak benimsemiş ve benimsetmiş olan;

Yurdumuzun yeraltı ve yerüstü zenginliklerinden, Türkiye halkının yararlanmasını benimseyen ve kabul ettiren;

Misak-ı Millî sınırları içinde “Türk’üm” diyen herkesin Türk olduğu ölçütünü getirerek, ırkçılığı reddedip; yapıcı, olumlu ve çağdaş Türk Ulusalcılığını yaratarak, onu devletimizin temel ilkelerinden biri yapan;

Her yurttaşın eğitimden, bilimden ve sanattan payını almasını, “fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür kuşaklar”ın yetiştirilmesini devletin başta gelen görevi yapan;

Kültür emperyalizminden kurtulabilmemiz ve eğitimin yaygınlaştırılabilmesi için yeni Türk harflerini kabul etmenin yanında Türk dilinin arındırılması ve zenginleştirilmesini büyük bir toplumsal görev sayan;

Bu sevda, bu dava asla bitmeyecek, ve yarınlarda da Atamızın kurduğu Cumhuriyeti yaşatıp yükseltmek en temel görevimiz olacaktır. O sebeble hangi partide ,hangi görüşte olursa olsun yüreği Vatan,Millet ve Atatürk sevgisi ile dolu herkese binlerce selam olsun…

SONSÖZ; UNUTMAYALIM Kİ,PADİŞAHLARIN BİLE PADİŞAHLIK YAPMAK İÇİN ÖNCE BİR ÜLKEYE İHTİYAÇLARI VARDIR…

ercankolku@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
04Tem

Ne Coronaymış Kardeşim!

26Haz
24Haz
19Haz
15Haz