HADİ ARKADAŞLAR,DAĞILIVERELİM GALİ!


Sekiz arkadaş mehlemönünde kahveye kurulmuşlar; gelsin çaylar ,gitsin kahveler ile memleket kurtarıyorlar.Son  çay kahve zamlarından sonra bu kadar kalabalık toplanmakta ekonomik anlamda göçüntü demek ama, sıraya bindirdin mi herkes kendi içtiğini öder, gider evine yatar diyebiliriz.

                Konular malum… Emetbor  işçi alımlarında 35 yaş sınırı konulur mu,konulmaz mı? İstimlaklar nolcak?  Termal turizm bölge belgemiz iptal olmuş,bundan sonra napcaz? Hamamlarda  peştamal havluyu evden getirmezsek ekstra para ödicez. Emet’te ekonomi bitti. Esnaf kan ağlıyor. Belediye acil alt yapıya girmeli, su akmıyor, yollar köstebek yuvası… İktidar çalışmıyor,, muhalefet laf etmiyor. Vekiller gelmiyor… Vesaire vesaire…

                Hepimizin  malumu olduğu aynı teraneler aynı konular. Üstelik üstadın dediği” Bilgi sahibi olmadan  3-5 fikir sahibi olduysanız,” ohoo başkanda sizsiniz, kaymakamda, zabıtada, bakanda …Hatta sıkça müftü olup fetva bile verirsiniz…

                 8 arkadaştan Hasan ağa  müsaade isteyip ,kalkınca kalan 7 kişi konuşmaya başlar;

                “Hasan da  napcaklar  35 yaş üstünü,fabrikaya genç işçi lazım diyor tabi.. Oğlana istimlakı aldı, yaşta 25…   35 ler elenirse oğlana yol açılcak… Hem benim iş kesin  Milletvekiline ismimi yazdırttım diyordu geçen gün”

                “Geçende eylem yapan kadına kızıyordu. Gitsin kocaya otursun,ne işi varmış işte diyor. Hep laf hep menfaat.”

                Laflar uzarken, aralarında Mehmet ağa da müsaade ister ve kalırlar6  kişi… 6 Kişinin muhabbet başlar…

                “ Deyusun sanki hamama gittiği var, peştamal havlu eleştiriyor. Dünyanın hiçbir yerinde yok aynı havlu peştemallerle o kadar insanın  hamama gittiği yer.Tuvaletler paralı olduğunda da kimse gitmem diyordu.  Tamam zamlara  karşıyız da Hizmet istiyorson bir bedelide olacak arkadaş.  Sonra hamamları zarar ettiriyonuz diye bas bas bağırıyoz.”

                “Yahu sen Mehmet ağanın , hamama laf ettiğine bakma… Başkana  oğlanı işe alıver dedi. Oda kadro fazla izin vermiyorlar. Alamıyorum dedi ya… Bundan sonra bak gör belediyenin her şeyine muhalif olur. Yoksa milletin donunu, peştemalini düşündüğünden değil bunun lafları…  Usta bize birer kahve yap bakam, baya azaldık.”

                Gülüşmeler.  Derken vakit ilerlerken Ahmet ağada  müsaade ister, ve kalır bizimkiler  5 kişi. Muhabbet devam eder;

                “ Ahmetinde bir lafı bir lafını tutmaz. Bimler ,şoklar ,101 ler memleket esnafını batırdı der. Kendi tüm alışverişini oralardan yapar. Laf aramızda bazı malları da indirimli buralardan alıp,dükkanında satıyor diye duydum. “

                “Ne ara sırası? Toptancı gibi kullanıyor bu mağazaları mübarek…Hem sonra  Partiye laf ettirmez, laf başı geldimi, biz kurduk buralara getirdik der. Ama son zaman yönetime almadılar ya,vay efendim, ne dinleri kaldı ne imanları… Her şeyi palavra… Milletvekillerini Emete koymayacakmış.Neden termal belgemiz iptal olmuş… Sanki Emete 100 apart yapcam diyen adama  arazinin tapusunu veriyonuz peşkeş çekiyonuz diye bağıran kendi değilmiş gibi,şimdide   yatırımcılar gelmicek, bitirdiniz memleketi diyor.Hikaye”

                Kahveler biter, hesaplar ödenir. Ömer  ağada müsaade ister kalırlar 4kişi…

                “ Ömer’de  az anasını gözü değildir ha.Anaptı,Doğru yoldu derken Ak partiyle dümenini döndürmeye devam etti… Bi de utanmadan davam için demiyormu? Öldürüyor adamı… Davan ne diyorsun,sen anlamazsın deyip kestirip atıyor. Bide Emet söz konusu oldumu lafı kimseye bırakmaz. Memleket meselesiymiş.”

                “Nolcak Davası len. Anap dönemi ihaleleri aldı. Büyük gelinin atamasını Doğru yoldayken yaptırdı. Ak partide damat işte, yeni ihalelere devam… Böyle davaya can kurban…”

                Fena fena gülüşmeler…

                Ve Kemal ağada iyi geceler deyip kalkınca kalırlar  3 kişi…

                Kimler mi? Sen,ben bizim oğlan…

                Aslında geç olmuştur, her biri gitmek isterde, diğerleri otururken kalkar giderse kalanlar arkamdan bana da sallarlar sa endişesi ile birer çay daha bağırırlar.

                Derken içlerinden biri güzel bir hikaye anlatarak  geceye son verir;

                “Arkadaşlar toplanmışlar bir araya  hoş sohbet,muhabbet gırıla gitmiş… Derken içlerinden biri müsaade isteyip gidince başlamışlar arkasından atmaya…  Muhabbet devam ettikçe ayrılıp giden herkesin arkasından atmaya devam etmişler… Kalmışlar biz gibi 3 kişi…  Kimsede kalkamıyor… Kalkarsam bu deyuslar benim arkamdan da atar diye. İçlerinden biri olayı çözmüş… Nasılmı?

                Ayağa kalkarak,diğer arkadaşlarınada ayağa kalkmasını söyleyerek eklemiş;

                “Eh yidik içtik,Allah bereket versin. Hadi arkadaşlar hep beraber dağılıverelim gali…”

                KISSADAN HİSSE;

                               Devir yiyip içip, dağılıverme zamanı değil…

                               Bir yara açıldığında hücreler onu kapatmak için bir araya gelir. Bunu yapmazlarsa vücut ölür. Bir yara var ve bizim bir araya gelmemiz gerekiyor…Nokta

               

 

 

ercankolku@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!