Kıssalı ve dahi Hisseli Hikayeler - Ercan Kolku

Kıssalı ve dahi Hisseli Hikayeler


KATİP ARZUHALİM YAZ  TEPELERE SÖYLE!

Her siyasiyi dinleyen vatandaşta karamsarlığa kapılmaya başlar…” Ülen hakkaten ya… Mahvolduk.Emet bitmiş,tükenmiş…Şartolsun düzelirse …” Oysaki memleketimize geçmişten bugüne her siyasi partimizin mutlaka ama mutlaka hizmetleri vardır. Elbette eksikleri ve altından kalkamadıkları sorunlarıda…
Hal böyle olunca siyasetçi konuştukça bizim Emetlinin hali arzuhalciye dilekçe yazdırmaya gelen köylü dayıdan farklı değildir;
Geçmiş zamanın birinden köyünden kasabaya inen bir köylümüz arzuhalciye gitmiş… Kendisine haksızlık yapıldığını,miras hakkının verilmediğini, itilip kakıldığını,hor görüldüğünden dert yanarak dilekçe yazmasını talep etmiş.Dilekçe yazacak,üst makamlara hısım akrabalarını şikayet edecek.
Arzuhalci “Tamam dayı “demiş;” Anladım ben senin derdini. Öğleden sonra 3 ‘te gel ,al dilekçeni.”
Arzuhalci yazmış yazmasınada destanıda döşemiş..
Köylü vatandaşımız öğlende sonra varmış arzuhalcinin yanına…Arzuhalci 3 sayfa dilekçeyi döşenmiş…
“ Dayı ,ben sana okuyayım önce dilekçeyi, sonra sen imzalayıp yetkililere veririsin. “deyip başlamış yazdıklarını okumaya… Birinci sayfanın sonuna gelmeden bakmışki köylü dayı hüngür hüngür ağıyor;
“      Noldu dayı,neden ağlıyorsun ? diye sormuş,
Köylü dayı iç çekmiş;
“Ben ağlayayım da kimler ağlasın? Bana neler neler etmişlerde benim haberim yok!”
Projelere  bakın abicim.…Liyakata, samimiyete, yapmak için gösterilen gayrete… Geçin partimiz,liderimiz, davamız hikayelerini…Kimler  ilçemiz halkının hayatını kolaylaştırıyor,ve kolaylaştırcaksa ona bakın…İlçe bitit tükendi diyenlerede itibar etmeyin. Ve deyinki; madem bitti diyorsun,sen neden hala duruyorsun birader!
*************

    KÜTAHYAYA HİZMETİ ENGELLEYEN TEPEDEKİ ARACILAR KİM?
Adamın  biri her gün kasabada “Her şey Allah’tan, – her şey Allah’tan” diye mırıldanarak dolaşır dururmuş. Bir gün kasabanın serseri delikanlılarından biri, yine böyle mırıldanarak dolaşmakta olan adama arkasından sessizce yaklaşmış, ensesine okkalı bir şaplar indirmiş. Canı fena halde yanan adam pür hiddet dönüp kendisine ters ters baktığını görünce:
Delikanlı, “Öyle ne bakıyorsun baba  demiş, hani her şey Allah’tandı?”
Baba erenler, “Tabii her şey Allah’tan da, ben hangi deyyusu aracı ettiğine bakıyorum!”
Yani geçmişten bugüne Emetin ve dahi Kütahyanın genel durumuna bakınca, Her şey Allah’tan kabullenişi sizcede biraz komik düşmüyormu Böyle diyenlere de,”Mutlaka her şey Allah’tand abazılarıda senin b.k yemen” demek gerekiyor.
***********

ALLAH BÜYÜK AMA KAYIK KÜÇÜK!
Şüphesiz kadere inana insanlarız. Ve her şeyin Allah’tan geldiğine tereddütsüz iman edenlerdeniz. Allah'ın byüklüğünden şüphemiz yok ama mesele tekne meselesi…
Adamın biri  kiraladığı kayık ile Eminönü’nden Üsküdar’a giderken, deniz dalgalanmaya, kayık sallanmaya başlar. Dalgaların, büyük bir fırtınanın başlangıcı olduğunu sezen adamın  telaşlandığını gören kayıkçı:
-Ne korkuyorsun yolcu? Korkma. Allah büyüktür! Diye adamı sakinleştirmek ister.
Kayıkçının bu sözüne içerleyen adamşu yanıtı verir:
-Allah büyüktür amma, kayık küçük!
Emet Hisarcık gibi küçük kayıklarda en ufak lodosta alabora olan onca insanı gördükçe insanın korkmaması için bir sebep varmı?Osebebel sıkı tutun abic,m,Emet Hisarcık orta ölçekli sanayisine… Bölgenin kurtuluşu dışarıdan yatırımcı gelmesindedir. A.ş ‘ye adım adım dönüşen Etiborda değil…

*******************


FELAKET TELLALLARINI DÜDÜKLE MEHLEMÖNÜNE TOPLAMAK!

1960 lı yıllar…Olay gerçektir. Elazığ'da geçer.
Elazığ akıl hastanesinden personelin bir ihmali sonucu bütün deliler kaçar, Elazığ’ın cadde ve sokaklarına dağılırlar. Toplam 423 deli kaçmıştır. Mülki makamlar panikler, Başhekime koşup; “Doktor bey ne yapalım” diye sorarlar. O zamanın ünlü doktoru Mutemet Bey hastanenin başhekimidir. Mutemet Bey; “Bana bir düdük verin ve arkama yapışarak gelin” der. Doktor önde birkaç personeli arkasında kara trencilik oynayarak bütün Elazığ’ı “çuf çuf” nidalarıyla dolaşırlar.
Başhekimin tahmini tutmuştur, bütün deliler bu kuyruğa girer vagon olurlar. Lokomotif, yani başhekim Mutemet Bey yönünü hastaneye çevirince tüm kaçan deliler hastaneye geri dönmüş olurlar.
Sorun çözüldüğü için hem mülki makamlar ve doktorlar, hem de trencilik oynayıp hastaneye döndükleri için de deliler hallerinden çok memnundur. Olayın en enteresan yanı akşam sayımında ortaya çıkar. Çünkü hastaneye trencilik oynayarak gelenlerin sayısı 612  kişidir.
Emet ilçesinde her yapılana kulp bulan, olumsuzluk çemberine alan ve dahi, açıkcası yöneticisi, işçisi herkesin moralini bozan çalçene tipler mehlemönü borazanlığı yapar. Her şeyi bilir kişi olan bu Herb.kologlar, moral motivasyon başka bir halta yaramazlar…
Yani dostlar geldiğimiz noktaya bakınca…
Emet’te elime bir düdük alıp, Mehlemönüne çıkasım var!Sonrada toplanan çalçene işeyaramazları,Emet deresine  atıp gelesim var. Hiç olmazsa çayın seviyesini yükseltmeye yararlar…
 

ercankolku@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

Yorumlar / 1

YAZARIN SON 5 YAZISI