MAŞALLAH,EMET PAZARINA DEVLET ERKANIDA BÜYÜK İLGİ GÖSTERİYOR!!!


Açma kardeşim Salı günü dükkanını…

Yada Emet pazarına  toplasan 300- 500 tutmayacak malını getirip satma…

Aracının en ufak eksiği gediği varsa köyden organik taze ürünlerini getirip pazarda satayım, Pazar herşeyimi alayım deme…Otur köyünde ye…

Çünkü mazalllah devlet erkanımız büyük ilgi gösteriyor Emet pazarına…Yer cezayı oturursun.

Sigorta denetçisi,maliye denetim,sigara denetçisi, trafik denetçileri…

Hepsi büyük ilgi gösteriyor pazarımıza…

Adam getirmiş Emet pazarına bildiğin tahta oklava kürek satıyor… Hop hani fiş. 500 ceza… Toplasan  ürünü etmez  500 tl.Allah bereket versin.

Köyden malını getirecek, geçer sigortan 3-5 gün… Yada sol farın yanmaz,sağın sönmez hop ceza…

Salıdır.Emet esnafı daha hareketlidir.Gidelim bizde esnafı ziyarete…Varmı sigortasız çalışan,vergi levhan  nerde? Sigara içilmez levhanı astınmı… Al sana ceza…

Herkes kanuna nizama uysun …Elbette uysun .Amenna… Ama adı üstünde idarecilik vardır,idare etme uyarma,  işi olur hale getirme vardır…

Korkuyorum bir gün esnaf ve  görevliler fena karşı karşıya gelecek…

                Biraz idare,biraz uyarı, biraz daha halka devlet şefkati ile yaklaşım.

                İstenilen çok şey değildir. Ve ekonomiden,siyasetten fena  bunalmış ilçem halkına  memleketi dar etme, nefesini kesmeye çalışmaya kimsenin hakkı yoktur.

                Artık iş raydan çıkmakta…

                Ya CİMER’e yazın Yada CİNER’e…

                Yoksa Şair eşrefin başına geldiği  gibi bu işlerin de  Emet’te sille tokat meselesine dönüşmesine ramak kalmıştır.

 

ZATEN ESNAF BUNGUN,SEN OLSAN NE B.K YERSİN!

Mahalle komiserlerinden biri, Şair Eşref’e takar. O dönemlerde geceleyin sokağa çıkan kişinin yanında mutlaka fener olması da gerekir. Fener almadan sokağa çıkmak yasaktır. Bir gece mahalle komiseri, Eşref’i fenersiz yakalar:

– Yürü ulan karakola, der.

Eşref direnir, komiser de yakasına yapışıp bir tokat patlatır. Eşref de aynı biçimde karşılık verir komisere. Durumu gören iki polis daha yardıma gelir komisere. Üçü Eşref’i, ite kaka karakola götürürler. Ertesi gün de, “vazife başındaki zaptiye memuruna tokat atma” suçundan, müstantikliğe -sorgu hâkimliğine- sevk ederler.
Müstantik Ohannes Efendi adında bir Osmanlı Ermenisi’dir. Sorularını bir kâğıda yazar ve Eşref’e uzatır:

– Bunları cevaplayın, der.

Eşref de, “Suallerinizin hepsine cevaptır” notuyla, şu dörtlüğü yazıp uzatır Ohannes’e:

Elinde yok adalet, olsa da sen kim, adalet kim
Kimi maznun [sanık] görürsen, hep “kabahat sendedir” dersin
Polisler üstüme saldırdı, ben de sille aksettim,
Be müstantik efendi, söyle, sen olsan ne bok yersin?

ercankolku@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI