MUHTARLAR OLİMPİYATLARI


Düzenlesek olacak yani… Seçime 4 ay varken aday sayısı 50 yi buluyorsa seçime kadar  100’e dayanırsa kimse şaşırmasın…

                7 mahallede yarışacak ( Çalcağıl  köyünün bu seçimle tüzel kişiliği sona erecek) muhtarlarımız için  çok erken  hısım akraba eş dost ayrılmaya başladı bile. Hatta bazı muhtar adayları ortak çalışmaya başladılar. “Senin mahalleden seferoğlullarından bana oy iste,bende bizim mahallede tellioğlullarından sana oy getireyim” gibisine…

                Sidney olimpiyatlarında ilk defa başlatılan Triatlon branşı gibi muhtar adaylarını yarışa sokmak  daha iyi olacak gibi… Genelde triatlonda yüzme ,bisiklet ve koşu dalları oluyor. Triatlon aslında kişisel bir spor. Sporcunun erişebildiği gücü zorlayan insanüstü bir çaba gerektiren, değişik yaş gruplarının yapabileceği bir branş.Her muhtar adayımızda   parti ,marti olmadan kişisel bir yarışa girdiklerinden  denenebilir.

                Emet mahallerinde bisiklet yolu olmadığından bu branşı çıkarıp,başka dal koyabiliriz.Önümüzdeki yıl  belediyece  komple şehiriçi alt yapı çalışmalarına girileceğinden  yüksek  atlama yerine tümsek atlama, uzun ve geniş kanal çalışmaları için kumda üç adım uzun atlama yerine kanaldan upuzun atlama, hamamlarda yüzme, iki taş kanyonunda yuvarlanma vs vs…çeşitlendirebiliriz.

                Koşu branşını ise Dere mahallesine koyabiliriz. Gedik ardı mevkiinin taa sonundaki evlerden çocuklarımızın nasıl ve kaç dakikada en yakın okula gidip geldiğini tespit etmek için tüm muhtar adaylarını burada yarıştırabiliriz. Hamam  mah. Ve Akpınar geniş coğrafyada olduğundan Survivor benzeri yarışmalar bile düzenlenebilir…Adı üstünde Esentepe de ise rüzgara karşı olacak dallarda bir takım yarışmalar düzenleyebiliriz!!!! (Disk atma ve sırıkla atlamaya uygun bir şey olmasada, bunlar  daha çok siyasi yarışlarda kayış atma ve, siyasi dayılara tutunup,epey yüksek  makamlara atlama yarışları için geçerlidir)

                Beyler  Muhtarlık, yerel yönetimi halkla buluşturan dinamik bir alt yapıdır.Yerel yönetimin en alt birimi olmakla birlikte halka en yakın olanıdır.Ve muhtarın görevi ilmuhaber dağıtmak veya mahalle şirketinde çalışan ücretli işçiniz değildir. Asli görevi,Mahallesinin toplumsal,sosyal ekonomik, yapısını  yakınen bilerek, önceliklerini belirlemek ve yerel yönetimler vasıtası ile eksikliklerin giderilmesine çalışmaktır.

                O sebeble, “işi yok, sigortası olsun.İyi kötü bir geliri olsun “ teraneleri ile muhtar seçmek her şeyden önce konu komşumuza hakarettir. Taşerona işçi koymuyor,temsilci seçiyoruz. Doğru olan muhtar adaylarınızda önce liyakata, sizi temsil edebilecek kapasitesine  bakarak seçmek, mahallemiz, ilçemiz ve ülkemiz için en doğru ve hayırlı olanıdır.

ÖNCE YÜREKLER,SONRA BİLEKLER BİRLEŞTİRİLMELİ

“Elimizi taşın altına koyduk”. Yada “Elimizi taşın altına sokmalıyız.” gibi  cümleler başta siyaset sahnesinde olmak üzere sıkça duyduğumuz sözlerin başında gelir.

Aslında “Elini taşın altına koymak” sözünden benim anladığım; Gerçekleşmesini istediğimiz bir takım şeyler için bizlerinde fedakarlık ederek bazı şeylerden vazgeçmemizi, işin gerçekleşmesi için üzerimize düşeni yapmamızı ifade eder. Hatta  “Elimizi değil, başımızı taşın altına kyoduk” gibi iddialı laflar  ise, bu yolda karşılaşılan güçlüklerin anlamını güçlendirmek adına pekiştirici cümleler olarak kullanılır.

Şu bizim Emet deresinde ise yıllardır ortadan kaldırılması gereken bir çok taş olduğunu ancak, bu taşların altına konulan ellerin  yetersiz geldiği, Kim yada kimlerce konulduğu bilinmeyen bu taşların gelişime en büyük engel olduğunu gözlemlemişimdir. Kimi zaman  yakın çevreme “ Gösterin şu gevur taşları da bir el sokalım” desekte  kişiden kişiye taşın konumu ve hacmi değişmiştir.

Yıllarca kaçırılan fırsatları gördükçe “Elini taşın altına sokmayı” görev ahdedenlerin   belki programsızlıktan, belki iş bilmezlikten, belkide  taş denilince 9 taş türü oyunları anladığından bırakın taşların kalkmasını,yer bile değiştirebildiği söylemek pek mümkün olmamıştır.

Bazende öyle olur. Yetkili, etkili dokunsa  kımıltacak, gayret etse kaldıracaktır taşı. Taş neden kaldırılmalıdır bilmesede,  yanlış yere yuvarlanmış  yanlış yere yuvalanmış o taş kalkmalıdır. Ama Emet gibi yerlerde o taşın üstüne oturanlar sürekli arttığından, taşı kaldırmayı bırak, yerinden oynatmak bile güçleşmektedir. Ve bir zaman sonra, “Elini taşın altına koymaktan” vazgeçip, “Elini taşın altına koymalılar arkadaş” denen grubu dahil oluverirler.

“Elini taşım altına koymak” denilsede ardında edilen “Her taşa elini uzatma altından ya yılan çıkar ya çıyan” sözünüde hatırlatarak bu yazıyı özetlemek istiyorum.

Kardeşim taşın altına bilinçsizce el sokup,  ama yılanlarla, ama  ezilme tehlikeleri ile uğraşmaktansa, taşın büyüklüğüne göre, el birlik,  yolları kapayan taşları ortadan kaldırmak gerekir. Hem riski, hemde tabiri caizse zaiyatı azaltır. 

Bir gerçek varki, kalkması gerken taşlar varsa kalkmalıdır. Sonuç almak içinse  bireysel el sokmalardan çok, önce yürek, sonra bilek gücü ile hep birlikte hareket etmekten geçer.

 

ercankolku@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!