Sakın Çaktırmayın Ben Deliyim!!!


Her yerin bir delisi vardır derler ya, işte bu memleketin delisi de benim, ama Allah'tan bunu benden başka bilen yok !
Nerden çıktı bu derseniz, bu makalemde tek tek deliliklerimi yazacağım. Peşinen söyleyeyim, bunları yazarken pişmanlık duygusu ile falan yazıyor değilim. Hatta itiraf da ediyorum ki, bu memleketin delisi olmaktan, akıllı olduğunu sanıp memleketi 20–30 yıl gerilere götürenlere bakınca övünç kaynağı gibi görünüyor.
    Aslında delilik, Kütahya Lisesi’nden okulu bırakıp Emet'e gelmekle başladı. Belki biraz mecburduk gelmeye diye düşünsem de, Kütahyalı olarak her türlü imkânım varken gelmek, sanrım aile bağlılığındandı. Aileden kopmamak durumları. Her karar bir vazgeçiş olduğundan, biz Emet'i tercih ederken zaten birçok şeyden vazgeçmiştik. Tabii ki, vaz-geçmenin ne olduğunu bilmediğimiz yaşlar itibariyle…
Güçlü yanlarımızı fark ettirecek eğitim sistemi olsa da, daha çok güçsüz yanlarımı-zın yakamızı bırakmadığından hak etmediğimizi inandığımız durumlar da yaşadık.(Hayat hikâyesi değil bizimki sevgili okur, sadece girişe paralel bir gelişme. Az sabır, konuya ge-çeceğiz.)
    Aslında bu makaleyi yazmak, bizim rahmetli Boyacı Halil Efe'yi resimleyip haber yaparken aklımıza gelmişti. Bu memlekete gelip okumaya başlayınca türlü şansızlıklarımız oldu. Evimizin ve her şeyin yanması gibi. Ama insanız, her şey başa gelir. Ailece mücadele…
Bu memlekette ilk önce tost dükkânında çıraklık yapmıştım. Ayakkabı boyacılığı, kahveci çıraklığı… Okul dönemleri ücretli taşıma vb işleri, pazarda çay, ayran satmalar vs.
Sonra lise bitti, muhasebe macerası başladı. Ardından gazete, radyo, vs vs...
İktisat mezunu olup ticarette biraz hırpalanınca bu işin işletmesini de öğrenelim dedik. İktisat ayrı, işletme ayrı. Ama iş-letmede Emet ayrı bir tez konusu olduğundan her şey umduğumuz gibi gitmeyiveriyor.Belki eksiğimiz vardır diye hayatımızı yönetip,organize edelim babından yüksek lisansımızıda bu bölüm üzerinden tamamladık. Öyle böyle geldik bu günlere. Böylesi zor günlerden gelirken biraz memlekette öne çıkmaya başladık. Yazıp çizerken, oturup programlar yaparken, gidip derneklerde mü-cadele ederken, piştik gitti işte. İşi de öğrendik. Öncesi ve sonrasına tanık olduğumuzdan ne denirken neler denmek istediğini anlar olduk. Zordan geldik, yine zorda yürüdük.
    “Gazetecisin, kendine iş ayarlayamadın.” “Milletin arkasını açarsan olmaz bu işler” gibi teranelere rağmen yıllarca işimizi yaptığımıza inanıyorum. Doğruysa doğru, yalansa yalan demesini bildik. O sebeple birkaç kişinin olumsuz yorum yapmasını kaale bile almayız. Yeri geldi, haber yapmama adına basbayağı rüşvetler geldi, hamdolsun şeytana aldanmadık. Sonunda bir kaşıkta size sunulacak taraf çorbası istendi, kaşığa dadanmadık. Hayali şirketten hayali maaşlar bağlanmaya kalktı, tersledik.
Belki bazılarına göre delilikti bu ama bizim deliliğimiz de buydu. Belki yıllar içinde çok bunaldık, çok üzüldük, ama Allah’a şükür bugün baktığımızda deliliğin doğru bir karar olduğundan şüphe duymadık. Ama biz bu ilçede “DELİ” olmak için türlü bedel ödedik.


2020’DEDE DELİRMEYE AYNEN DEVAM!
    Şimdi bakıyorum da özellikle sanal âlemde gizli isimler altından ya birilerine yandaşlık yapanlar, ya da sürekli muhalefetle sağa sola çatanlar var. Daha doğrusu kendini akıllı sanan aptal da değil, embesiller var. Bu tür tipler bu ilçede yıllarca hizmeti geçmiş onca insanı, ukala tavırlarla eleştirmeye kalkıyor, adamlık satıyorlar. Emet için bugüne kadar hiçbir işin ucundan tutmamış bu gerzekler ordusu, sanal âlemde ilçe fethediyorlar, devrim yapıyorlar. Ama bunu bile cesaret edip isimleriyle değil, takma isimlerle yapıyorlar. Bu tipleri kaale almamak kadar artık eyleme de geçmek zamanı. 

Düşüncelerini açıkça söyleyemeyenlere konuşma hakkı yoktur. O sebeple bu tipleri gaztemiz sosyal medya gruplarından temizleyeceğim. Tüm grup üyelerine de bu vesile ile duyurmuş olayım. 
Biz Mevlana değiliz;
 “Ne olursan ol gel” demeyelim; “ADAM olsun öyle gelsinler.”
    Her yerin bir delisi vardır. Bu memleketin delilerinden biride biziz.
Yıllarca göz boyamaya kalkanlara "Kral çıplak" diye diye halkın gözü açtığımız için deliyiz.
SUS paylarını alıp, türlü ihaleler, işler almadığımız için deliyiz.
Kervanını yürütmek isteyenlere takoz olduğumuz için deliyiz.
Hatta deliden öte, yeri geliyor, zırdeliyiz.
Halkın beklentilerini aktardığımız için deliyiz.
Sözün özü, halka rağmen halkın yanında olduğumuz için deliyiz.
2020’dede delilikler yapmaya elbette devam edeceğiz…
    Evet, biz gerçekten deliyiz. 
Ama Allah'tan bunu bizden başka bilen yok ?
 

ercankolku@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
04Tem

Ne Coronaymış Kardeşim!

26Haz
24Haz
19Haz
15Haz