Tarımda Eğitim Seferberliği Başlatılmalı


Eskiler “Alacaksan toprak al ne akar ne kokar.” Derler. Toprakla yoğrulmuş bir medeniyetin çocuklarıyız biz. Geçen hafta organik tarım, ata tohumu üretimi ile ilgili konuları yazmıştım.
Biraz daha devam edelim zira konu daha da önemli hale geliyor. Nisan ayında epey bir ülke tarım ürünleri ihracatını yasakladı. Bu demek oluyor ki domates, biber, soğan aklımıza ne gelirse bundan sonra kendimiz üreteceğiz. Kendimiz yiyeceğiz. Fazla üretimimizi zaten alıcı çok olacak ihraç edeceğiz.

Yani 1990 lardaki yanlıştan geri dönüyoruz. Neydi o yanlış? Nerede ucuz bulursak oradan almak. Ne gerek var üretmeye diyerek dışarıdan alım yapmaya alıştırıldık. Şimdi iş tersine dönüyor. Cumhurbaşkanımız yakınındaki bürokratlara aynen şu ifadeyi kullanarak: “Kendi evinizin önünü bile ekin, boş yer kalmasın” talimatını verdi. 
Bununla beraber devlet arazisi konumundaki topraklar tarıma açılıyor, çiftçiye üretim için verilecek. Ben çok yakın zamanda toprak reformunun çıkarılacağını düşünüyorum. “Tarım’da Millileşme” adı altında üretime yönelik bürokratik engellerin kaldırılıp, çiftçiye büyük kolaylıkların sağlanacağı yeni yasaların çıkacağını düşünüyorum ki bu kaçınılmaz bir durum.

Tabi kastettiğim üretim hobi kalilinden değil. Toprağın sanayi üretimi mantığında işlenmesi. Baktığımız zaman ilçemizde geniş arazilerin olmadığını, engebeli bir yerleşim merkezinde olduğumuzu söyleyenler için Emet’te 1000 dönüm araziye ekim yapan bir kişinin olduğunu söylemek isterim. Mesele sadece istemek. En yakınım olan bir kişi buğday ekmek istedi 35 dönüm tarla buldu ekti. Yeter ki iste.

Peki ne yapmalı? Bu iş bireyleri aşan bir durum. Emet’in en büyük avantajlarından biri de şimdiki Kaymakamımız Hasan Çiçek Bey. Genç ve dinamik oluşunun yanında sonuç odaklı olması özelliği ile bence Emet’e ciddi kazançlar sağlıyor. Bu çalışma da Kaymakam Beyin kontrolü ile Tarım ilçe müdürlüğünün öncülüğünde yapılmalı.

“Tarımda Eğitim Seferberliği” başlatılmalı. Öncelikle insanların “Tarım Eğitimi” almasını ihtiyaç hissettirecek broşür veya farklı materyaller geliştirmeli. Halkın tarımı hobi olmaktan çıkarıp profesyonel bir iş olarak görmesini sağlamasını hedeflemeli ve Eğitim almaya teşvik etmeli.  
İnsanlar neden tarımla uğraşmalı, ne ekmeli, hangi ürünü nasıl yetiştirmeli, hangi ürün ekilirse katma değeri yüksek olur, ürettiğimi nereye satabilirim, birlikte neler yapılabilir? Konuların işlendiği bir çalışma başlatılmalı.

Bu tarz çalışmalar önümüzdeki zamanda Türkiye’de yaygın bir şekilde yapılacaktır. Biz öncü olmuş oluruz diye düşünüyorum. Ülkemizde yaklaşık 30 yıldır köyden kente yapılan göç önümüzdeki zamanlarda Tarımsal faaliyetlerin artması ile kentten kıra doğru geri dönüşü sağlayacak. Bunu da not düşmüş olalım.

Son olarak bir teklif ile yazımı tamamlayım. Kervan Dondurmanın üst tarafında şeker fabrikasına ait Pancar binaları vardı. Özelleşmeden sonra oralar Kütahya Şeker’i satın alan şirkete geçti. Şirket muhtemelen buradan haberdar bile değildir. İşletme Müdürü ile görüşüp oraların Kaymakamlığa devri talep edilebilir. Bu durumda şirket vergiden düştüğü için onlara da cazip gelebilir.

Bu binalar benim hatırladığım kadarıyla oldukça geniş ve kullanışlı binalardı. Tahsis gerçekleşirse, hem eğitim çalışmaları hem kültür sanat etkinlikleri hem de üretime yönelik çalışmalar oralarda yapılabilir. Emet’e yeni bir hizmet binası kazandırılmış olur. 
Kalın sağlıcakla..

mhamamci@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
26Haz

Kardeşinin Katili Olma!

05Haz
27Nis
17Nis
05Nis

Sadaka Belayı Defeder